İntikam Peşinde 15
Gözlerim zor açılıyordu ve içleri yanıyordu.
İlçemizin küçük devlet hastanesine vardık. Beni uzun bir koridorun kapıdan tarafındaki yakın bir yerde duran banka oturttular. Babam giriş işlemlerini yapmak için danışmana gitti. Geldikten sonra sıramızı beklemeye başladık. Başımı zar zor dik tutabiliyordum. Üşütmüşüm diye tahmin ediyordum. İsmimin okunmasını bekliyorduk. Birkaç kişi vardı o koridorda. Kimi çocuğunu getirmiş, kimi annesini getirmişti. Herkes kendi halindeydi. Babam bir arkadaşını görüp onla sohbete başladı. Babaannem de karşımızdaki bankta oturan kadınla muhabbete girdi. İsmim acildeki doktorun yanında duran hemşire tarafından okunur okunmaz babaannem telaşla beni kaldırdı. Onunla birlikte doktorun odasına girdik.
Doktor beni kan ve idrar tahlili için laboratuara gönderdi. Elimde doktorun verdiği kağıt ile babaannemin yardımıyla laboratuara gelip kapısını tıklattım. Kapıyı bir hemşire açıp beni bir sandalyeye oturttu. Kan ve idrarı verdikten sonra yine aynı bankta sonuçlar için beklemeye başladık bu sefer. Hastanelerin ilginç bir kokusu oluyordu benim için. Bu koku biraz kendime getirmişti beni. Ya da hasta insanları gördükçe durumumu kabullenince kendimi daha iyi hissediyordum. Ama yine de üzerimde büyük bir halsizlik vardı.
Sonuçlar çıkınca aynı koridorun ortalarındaki laboratuardaki hemşire ismimi okuyup almam için beni çağırdı. Babam sonuçları yazan kağıdı alıp gelip bu kez babamla doktorun yanına girdik. Doktor elindeki kağıda bakarak reçeteye ilaçlar yazdı. O sırada babam “Nesi var Doktor Bey?” diye sordu. “Üşütmüş, biraz istirahat etsin, şu ilaçları alıp kullansın bi şeyi kalmaz.” dedi doktor.
Babam reçeteyi alıp benim koluma girerek birlikte çıktık. Babaanneme üşütmüş olduğumu söyleyince önce dedeme kızdı: “Ne diye çıkarırsın çocuğu akşam vakti? Banyodan sonra olacak iş mi bu şimdi?” diye kendi kendine söylenerek ayağa kalktı ve üçümüz birlikte hastanenin çıkış kapısına doğru yöneldik. Başımı kaldırıp kapıya doğru baktım. Tam bu sırada içeriye Hasan Amca ve kızının girdiğini gördüm. Yüreğim hızla atmaya başladı. Biraz toparlandım. Gözlerim onu aradı. Sırayla kapıdan girdiler. Önden Hasan Amca girip bizi görünce yanımıza doğru geldi. Arkasından giren kızı da onu takip etti. Onun arkasından kapanan kapıyı elini koyarak iteleyen Aylin’i gördüm. Gözlerim pırpır etti. Gördüğüm bir hayal miydi diye anlamaya çalışıyordum. Kalbim derinden yukarıya doğru atıyordu. Bana boğazımdaymış gibi hissettiriyordu. Sanki o an herkes yavaşlamıştı. Üstünde krem bir tişörtü, altında siyah eşofmanı vardı. Yavaş adımlarla geldi, dayısının yanında durdu.